top of page

Recently Added Lyrics
Dilsiz krallar
Bak gözümün içine, masken erir yavaş,
Taht dediğin kartondan, üstü altın kaplama telaş.
Sahte taçlarla gezerken aynan seni tanımaz,
Gölgen bile senden utanır, arkandan bakamaz.
Sözün var, özü yok, paket süslü ama boş,
Balon gibi şiştin de iğneye mi kızdın, koç?
Bir tweetlik racon, iki like’lık delikanlı,
Mahalle değil burası, dijital kabadayı panayırı.
Ben satır arası yaşarım, sen kopyala–yapıştır,
Benim kalemim yara açar, senin klavyen şov yapar.
Dilsiz krallar, tahta oturur ama hükmü yok,
Ayna konuşur, onlar susar, içleri hep çok.
Kral sanır kendini, halkı yok, ülkesi yok,
Ben tek cümleyle yıkarım, sen bin sözle hâlâ boş.
Herkes zirvede bugün, merdiven kalmadı şehirde,
Ama yükseklik değil mesele, derinlik var benim dilimde.
Sen “ben buradayım” diye bağır, ben iz bırakırım,
Adımı duvara yazmam, tarihi kazırım.
Tartıda egon ağır, karakterin tüy,
Rüzgâr esse yön değiştirirsin, pusulan yok, huyun uy.
Benim mahallem suskun ama omurgası sert,
Senin tayfa gürültülü, içi karton, dışı sert.
Dilsiz krallar, tahtı korur ama özü yok,
Altın çerçeve içinde çürük bir portre, çok.
Kral sanır kendini, aynası bile tokat,
Ben tek bakışta çözerim, sen bin filtreyle sanat.
Bu oyun rol değil, maske düşer bir gün,
Yüzünle barışık değilsen, her gün biraz sürgün.
Benim cümleler bıçak gibi, pas tutmaz,
Senin hikâye sabun köpüğü, dokunsan patlar biraz.
“Biz efsaneyiz” diyorsun, kim yazdı destanı?
Kendi kendine alkışlayan tek kişilik stadyum hanı.
Reklam arası adamlar, ömürleri fragman,
Benim hayat uzun metraj, finali hâlâ sağlam.
Kaldırım taşına adım kazırım, silinmez,
Senin şöhret yağmur gibi, ıslatır ama iz bırakmaz.
Dilsiz krallar, gürültü var ama anlam yok,
Tahtın yüksek olabilir, vicdanın hâlâ tok.
Ben susunca bile duvarlar fısıldar adımı,
Sen konuşunca herkes duyar… ama kimse hatırlamaz tadını.
Diğer Eserleri
bottom of page